Tatil tam gaz devam ederken blogumu da unutmamaya,ihmal etmemeye çalışıyorum elimden geldiğince.Öyle bir alışkanlık olmuş ki takip ettiğim bloglarda neler oluyor,kimler neler pişirmiş neler yazmış,nereleri gezmiş de paylaşmış diye bir koşu geliyorum fırsat buldukça.Mevsim yaz olunca paylaşılanlar da yemek,pasta,börekten biraz kayıp tatile,tatil yörelerine doğru yöneliyor.Ama çok da hoşuma gidiyor doğrusu.Kimi zaman hiç gitmediğim hatta aklıma gelmemiş yerleri tanırken,kimi zaman da bildiğim tanıdığım eski anılarımın mekanlarına gidiyorum sayelerinde.Arada da bir iki yemek tarifi bakıp hoş fotoğraflar görüp enerji depoluyorum eve döndüğümde yapacaklarımı kafamda oluşturarak.Bunun dışında da bol bol dinlenip huzuru çekiyorum içime,tüm kış boyunca dönem dönem ihtiyacım olduğumda depodan kullanmak üzere.Akşamları da küçük canavarım uyuduktan sonra alıp kitabımı elime sessizliğin tadına varıyorum.Bizim burda Kumbağda televizyon yok,4 katlı apartmanda sadece en alt katta yengemde var.Zaten pek gereği de yok,öylesine herşeyden uzak ve gereksiz şeylerden arınmış oluyor ki insan burda tüm boş vakitler kitapların oluyor.İstanbula dönünce sanırım en çok bunu özleyeceğim.Elimde 2.cildini okuduğum İnce Memed varken dayanamayıp burdaki kitapçıdan Siyah Süt aldım geçen hafta.Ne zamandır aklımdaydı onu okumak.Kısa zaman önce kendimin de benzer şeyler yaşadığım düşünülürse benim de içime ışık tutacağını düşünerek.Öyle de oldu,bir solukta içinde kendimi de bularak okudum.Bir ara kitaptan bişeyler paylaşmak istiyorum fırsat bulursam.
Neyse yine tarife gelene kadar çok dolaştım durdum,fazla mı gevezeyim acaba?Kuru kuru tarif vermek gelmiyor içimden illa ki hayattan da birşeyler olacak.Ordan burdan hayattan diye boşa mı dedim,herşeyden daha da çok hayattan olmalı.Bu şekilde tarif paylaşıyor olmam kimseyi rahatsız etmiyordur umarım.Ediyorsa da keyfi bilir,ben böyleyim:))
Malzemeler
2 kavanoz hazır közlenmiş patlıcan
aldığı kadar yoğurt
3-4 diş sarımsak
nane
dereotu
kırmızı pul bier
Ben bu salatayı yaklaşık 20 kişilik hazırladığım için patlıcanları kendim közlemek gibi bir uğraşa girmedim.Ama sadece kendimize yaptığımda kesinlikle kendim közlerim fırında.Tat'ın hazır közlenmiş patlıcanlarından 2 kavanoz aldım.Fazla suyunu süzdürdükten sonra içine alabildiği kadar yoğurt ekledim,sarımsakları ve pul biberi katıp bir güzel karıştırdım.Servis tabağına alıp üzerini bolca nane ve dereotu ile süsledim.Bu salatayı yeneceği zaman taze taze yapmak daha iyi oluyor çünkü bekledikçe patlıcanlar sulanıyor. Afiyet olsun
Yorumu olan
17 Temmuz 2008 Perşembe
Közlenmiş Patlıcan Salatası
14 Temmuz 2008 Pazartesi
Ketçaplı Sosis
2 haftalık Kumbağ tatilimizin ilk haftasını geçirmiş bulunuyoruz.İkinci haftaya güzel ve rüzgarsız bir havayla başladık hadi bakalım.Geçtiğimiz hafta rüzgarın ve denizin pek keyfi yoktu.O yüzden sadece bir gün deniz kenarına inebildik,ama bu sabahtan beri deniz öyle güzel görünüyor ki uyandığımızdan beri bizi çağırıyor balkondan.Tuğra beyin öğle dinlenmesinden sonra deniz keyfi yapacağız kısmetse.
Bugünkü tarifimiz yine doğumgünü menümüzden.Çok faydalı birşey olmasa da çocukların severek yediği şeylerin başındadır herhalde sosis.Bizim eve pek girmez aslında ama çocuk doğumgünü için iyi bir seçim olacağını düşünerek yaptım .Bir kereden bişeycik olmaz diyerekten.Hem çocuklar hem de büyükler severek de yediler.
Malzemeler
1 kg sosis
1 kutu acısız ketçap
göz kararı su
biraz sıvıyağ
Sosisleri ince ince verev olarak kesiyoruz.Teflon bir tencerede biraz sıvıyağ ile pişiriyoruz,yanmasın diye de arada karıştırıyoruz.Sonra yavaş yavaş ketçabı katıyoruz içine.Bir sürede birlikte pişiriyoruz.Kıvamını açmak için isteğe bağlı olarak su ekliyoruz.Sıcak servis yapıyoruz.Afiyet olsun.
Yorumu olan var mı?
10 Temmuz 2008 Perşembe
PDÇS-26 Maydanozlu ve Pul Biberli Peynir Topları

Cumartesi gününden beri Tuğracığım ile beraber Tekirdağ Kumbağ'dayız.Tuğra annesinin çocukluğu ve gençliğinin en güzel anılarının mekanında çok mutlu.Benim için her zaman çok özel bir yerdir ve her ne kadar eski güzellikleri ve doğallığı kalmasa da hala vazgeçilmezdir.Tüm aile hep bir arada yenen yemekler,akşamüstü fırından çıkan sıcacık poğacalar,partallar ve kekler eşliğinde balkonda çay kahve keyfinin tadı başka hiçbir yerde yoktur.Bizim ailede -aile derken teyzeler,dayılar,yengeler,kuzenler,enişteler ve en önemlisi de anneannem- herkes için keyfin,curcunanın ve eğlencenin adresi Kumbağ'dır.Tuğracık da son 2 yıldır bunu yaşıyor ve tüm gün dışarlarda gezinmekten pek mutlu.Dedesini peşinden koşturup uzun ve yorucu yürüyüşler yapıyorlar beraber.Etraftaki kedi köpek,eşek vs ne varsa onlara bakarak yemekleri yediriliyor küçük beyin.Öğleden sonra kumsalda kumlarla haşır neşir olunuyor.Akşamları da sahilde serin ve keyifli yürüyüşlerden sonra eve dönüp güzelce uyuyor.İstanbul'un sıcağından ve boğucu havasından sonra burası ikimize de iyi geldi,önümüzdeki hafta da buradayız.Sonra evimize ve babamıza dönüyoruz inşallah.
Buraya gelmeden önce tüm ayarlamaları yaptım nelerin tarifini veririm diye.Tüm hazırda bekleyen fotolar arşive alındı ki burdan kolayca paylaşabileyim diye.Tuğra biraz teknolojiden uzak kalsın istediğim için laptopumu getirmedim,burda olduğum sürece bir internet cafeden halledeceğim işimi.Tuğracık öğle uykusunda şu anda evde anneanneyle beraber,ben de fırsat bu fırsattır deyip kaçıverdim evden.
Bu peynirli toplar Tuğra'nın doğumgünü menüsünden yine.O gece trufflardan sonra en çok beğenilen bir diğer tarif de buydu.Hem yapımı kolay hem de sunumu şık olduğu için benim favorilerim arasında bu toplar.
Malzemeler:
1/2 kglık bir paket Sütaş beyaz peynir
bir demet maydanoz
yeterince pul biber
Bu topları yaparken ben hep Sütaş peynir kullandım çünkü toplanması ve şekillendirilmesi çok kolay oluyor.Siz başka bir peynir de tercih edebilirsiniz.Önce peyniri güzelce ezdim patates ezeceği ile.Ayrı bir yerde incecik kıyılmış maydanozları genişçe bir tabağa aldım.Başka bir tabağa da pul biberi döktüm.Sonra elimle ceviz büyüklüğünde toplar yapıp tabaklara attım.En son da tüm peynirleri tabaktaki malzemeyi buladım.Buzdolabında saklama kabında birkaç gün muhafaza edebilirsiniz.Ayrıca üzerine bulamak için susam,dereotu,file badem,fıstık gibi malzemeler de kullanabilirsiniz.Bu konu herkesin ağız tadına ve yaratıcığına kalmış.Ama ben özellikle maydanozluya bayılıyorum.
Bu tarifim ile Sevgili Huriye'nin PDÇS -26 Etkinliğine katılıyorum.Huriye'ye tekrar kolaylıklar diliyorum.
Yorumu olan var mı?
04 Temmuz 2008 Cuma
Blogum Dün Kendi Rekorunu Kırdı.Bu Çikolata Şelalesi Sizler için 298 kişi

Ben hergün 1 saatimi ayıramıyorum belki ama bu işte en iyisi olmak gibi bir iddiam da yok zaten.Fakat dün beni sevindiren bir olayı paylaşmak istiyorum,sayfamı tam 298 kişi ziyaret etti dün.Ben çok mutlu oldum,belki kimileri için komik bir sebep ama inanın çok mutlu oldum.
03 Temmuz 2008 Perşembe
PDÇS-26 Çikolatalı Limonlu Truff
Bu truffları Tuğra’mın doğumgünü için hazırladım.İlk truff denemem ama sanırım son olmayacak.Hem yapımı kolay hem de severek yenildi,Cumartesi gecesi yiyen herkes tarifini istedi.Özellikle çocukların çok sevdiği bir lezzet,çocuk doğumgünlerinde düşünülmeden yapılabilir.
Malzemeler
200 gr lık bir kutu sıvı krema
80 gr bitter çikolata
80 gr sütlü çikolata
80 gr fildişi çikolata
1 paketten iki dilim kadar eksik kek (asıl tarife uyacak olursanız 4 dilim kadar yeterli ama ben keki Ülker Dankek kakaolu kullandım ve kıvamı göz kararı ayarladım)
5-6 adet irice dövülmüş ceviz
1 limon kabuğu rendesi (bunu da ben ekledim tarife,limon kabuğunu çok yakıştırıyorum çünkü her şeye)

Önce kremayı derince bir teflon tencereye aldım (sonradan tencereye yapışmaması ve kolayca sıyırabilmesi için özellikle belirtiyorum) ve ocağa koydum.Kaynayınca içine tüm çikolataları kırarak ekledim.Tüm çikolatalar eriyene kadar karıştırıp en son da ufalanmış kekleri ve cevizleri kattım içine.Biraz da bu şekilde tüm malzeme homojen olana kadar karıştırdım.Soğuyunca da buzdolabına kaldırdım ve yaklaşık 5-6 saat kadar dinlendirdim.Buzdolabından çıkarıp ufak parçalar halinde elimde yuvarlayıp süsleme malzemelerine ( hindistancevizi-kakao-pasta süsü kullandım ben ) güzelce buladım.Ama bir dahaki sefere sıcakta yapmamaya çalışacağım bu truffları,şekil vermek biraz zor olabiliyor.







